Kısa cevap
Banka hesabının başkasına verilmesi tek başına suç değildir; ancak hesabın dolandırıcılık gelirinin aktarılmasında kullanıldığı biliniyor veya bilinmesi gerekiyorsa, dolandırıcılığa yardım ya da suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu gündeme gelir. Dosyalarda belirleyici olan; hesabın kim tarafından, hangi bilgiyle kullanıldığı, bildirimlerin kime gittiği ve karşılığında menfaat alınıp alınmadığıdır.
Son iki yılda en sık karşılaştığımız dosya tipi şu: bir genç, “yatırım”, “kripto arbitrajı” ya da “iş” vaadiyle banka hesabını veya kartını bir başkasına veriyor; hesaptan birkaç gün içinde onlarca kişiden gelen paralar geçiyor; sonra mağdurların şikâyetiyle hesap sahibi nitelikli dolandırıcılık şüphelisi oluyor. Çoğu zaman dolandırıcılığı yapan kişiye hiç ulaşılamıyor; dosyada tek isim hesap sahibi kalıyor.
Hangi suçlar gündeme geliyor?
- Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158): bilişim sistemi veya banka aracı kılınarak işlenen dolandırıcılık; ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezası. Hesap sahibinin fail mi, yardım eden mi olduğu tartışılır.
- Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK 282): suç gelirinin kaynağını gizlemek amacıyla transfer edilmesi; hesap sahibi “para geçirdi” iddiasıyla bu suçtan da soruşturulabilir.
- Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması (TCK 245): kart başkasına verilmişse.
Kast nasıl tartışılıyor?
Dolandırıcılık kasten işlenen bir suçtur. Hesap sahibinin, hesabın dolandırıcılıkta kullanıldığını bilmesi ve bunu istemesi ya da en azından bunu öngörüp kabullenmesi gerekir. Dosyada şu sorular sorulur:
- Hesap neden verildi, karşılığında ne alındı? Sabit bir “komisyon” alınması aleyhe; hiç menfaat olmaması lehe yorumlanır.
- Hesap hareketleri hesap sahibine bildiriliyor muydu? SMS ve uygulama bildirimlerinin gittiği telefon numarası kime aitti?
- Hesap sahibi para çekme veya transfer işlemlerini bizzat yaptı mı? ATM kamera kayıtları ve işlem IP’leri belirleyicidir.
- Kişinin yaşı, eğitimi ve mesajlaşma içeriği “dolandırıldığını” mı, “ortak olduğunu” mu gösteriyor?
“Hesabımı verdim ama ne olduğunu bilmiyordum” savunması tek başına yeterli değildir; belgelenmesi gerekir. Mesajlaşmalar, hesabı alan kişinin kimliği ve vaadi, kişinin kendisinin de mağdur olduğunu gösteren veriler dosyaya girmelidir.
Mağdur sayısı ve zincirleme suç
Aynı hesaptan onlarca mağdurun parası geçmişse her mağdur için ayrı suç oluşur; zincirleme suç hükümleri ceza artırımına yol açar. Bu nedenle dosyanın erken aşamasında mağdur listesinin ve her transferin ayrı ayrı ele alınması gerekir.
Ne yapıyoruz?
- Banka hareketlerini tablolaştırıp her işlemin kim tarafından, hangi kanaldan yapıldığını çıkarıyoruz.
- Hesabı alan kişiye ilişkin tüm verileri (telefon, sosyal medya, IBAN) savcılığa yazılı olarak sunuyor, o kişi hakkında soruşturma yürütülmesini talep ediyoruz.
- Kastın yokluğunu gösteren belgeleri toplayarak kovuşturmaya yer olmadığı kararı ya da suç niteliğinin değişmesi için başvuruyoruz.
- Uygun dosyada, kastın tartışmalı olduğu yerde bile zararın giderilmesini bir seçenek olarak masaya koyuyoruz; karar müvekkilindir.
Bu dosyaların bir kısmında hesap sahibi gerçekten de sürecin bir parçasıdır; bunu ilk görüşmede açıkça konuşuruz. Savunma, gerçeğe göre kurulur.
Sık sorulan sorular
01Hesabım bloke edildi; ne yapmalıyım?
Bloke çoğunlukla savcılık veya hâkimlik tedbiriyle konur. Tedbirin dayanağı öğrenilir, kaldırılması için sulh ceza hâkimliğine başvurulur; hesap hareketlerinin açıklaması belgeyle sunulur.
02Parayı geri verirsem kurtulur muyum?
Zararın giderilmesi dolandırıcılıkta etkin pişmanlık kapsamında ceza indirimi sağlar; ancak kastın bulunmadığı dosyada iade, suçun kabulü gibi algılanmamalı, avukatla planlanmalıdır.
Yayın: 15 Aralık 2025
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için bir avukata danışın. Mevzuat ve içtihat değişebilir; yazının tarihi ve güncellemesi yukarıda gösterilir.